Genel Yaklaşım;
Kentsel dokunun dışında, bir gelişme bölgesinde
konut gurubu tasarlamak, inşa etmek ve bir yaşam alanı oluşturmak bir dizi
zorluğu da beraberinde getirir. Oluşmuş bir kentsel çevrenin içinde mevcut
bulunan yaşantıyı sıfır noktasından başlayarak kurmak gerekir. Çevreyi,
araziyi, iklimi, toprağı, suyu tanımak; yerleşmenin kimliğini oluşturmak,
tasarımın çözümlerinin çok boyutlu bir hal almasını zorunlu kılar. Diğer
yandan, oluşmuş çevrenin, çoğu zaman, kimliğini kaybetmiş yapısı ve
sorunlarından biraz uzaklaşıp bir topluluk oluşumu için sağlıklı bir çevre
hazırlamak; bütünü oluşturan birimlerin ve bir araya geliş biçimlerinin
üzerinde düşünme imkânı bu tür bir girişimin olumlu yönleri olarak ele
alınmalı. Toplu konut yapımında, modernleşmenin üretim yöntemi olarak devreye
giren tek tip konut ve seri üretimin olumsuz sonuçları uzun süredir görünür
halde olmasına rağmen; günümüzde, tasarım ve üretim sürecinin rahatlığı
gözetilerek, bu tür bir yapılı çevre üretimi hala devam etmekte. Bu
olumsuzlukları aşmak için yaşama çevrelerinin konfor olanaklarını ve
standartlarını yükseltirken üretim maliyetlerini de dengeleyecek bir çözüm
sunmak vazgeçilmez kriterlerdir. Bunların yanında, oluşturulan fiziki çevrenin
içinde yaşayanların farklı taleplerine cevap vermesi, zengin bir gündelik
hayatın oluşmasına imkân sağlayan bir yer oluşturması da gerekli. Geleneksel
yapı üretim biçimi, aynı dili konuşan tekil yapıların her birinin kendi
kimliğine sahip olabilmelerinin ip uçlarını barındırıyor. Geleneksel bir
yerleşme dokusuna baktığımızda, aynı yapısal elemanların, sınırlı sayıda yapı
malzemesi ve tekniğinin, sınırlı sayıda plan ve kesit kurgusunun oluşturduğu
dokunun uyumlu ve kimlikli bir yerleşim oluşturduğunu görmek mümkün. İnşa etme
geleneğinin bilgisi uzun sürelere yayılmış gözlemler ve deneyimlerin sonucu elde
edilmiştir. Kısıtlı malzeme ve yapım yöntemlerinin etkili kullanımı, iklim ve
yerin imkân ve sınırları, gündelik hayatın, mahremiyetin, birlikteliğin
taleplerinin buluşması bu büyük geleneği kurmuştur. Bugün elimizdeki
olanakları, hayatın içinde çeşitlenen talepleri tasarım yoluyla bir araya
getirirken geleneğin yöntemlerini sistemli bir biçimde bir tasarım yöntemi
olarak kullanmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Farklı taleplere, arazi
koşullarına ve yerleşim biçimlerine göre çeşitlenecek bir tipolojik bütünlük
kurmak, plan ve cephe düzleminde bu çeşitlenme ve zenginleşmeyi sağlamak
günümüzde sağlıklı bir toplu konut tasarımı için artık bir gerekliliktir.
Üstelik tasarımın sadece biçimsel kararları değil, yapım ve kullanım
süreçlerini de kapsaması gerekiyor. Tasarım emeğinden başlayarak, yapım
süreçlerinin iyi planlanması ve yapım sonrası yaşantının da iyi kurgulanmasıyla
sağlıklı ve kimlikli bir çevre oluşturulacağına inanıyoruz.
Çevre;
Coğrafi konum olarak bölge Marmara ve Karadeniz
geçiş kuşağında yer almaktadır. Özellikle kış mevsiminde oluşan yağışların
izleri arazi üzerinde izlenmektedir. Kuzey batı yönüne doğru alçalan arazi
yapısı, parsel sınırları içinde yaklaşık 370 metre mesafede 296 metreden
başlayıp, 258 metrede sonlanmaktadır. Eğim yönünde geniş bir bakış açısı
oluşmaktadır. Arazinin çevresi genellikle yoğun bir ağaç dokusuyla çevrilidir.
Kuzeybatı yönünden gelecek rüzgarların özellikle kış mevsiminde etkili olması
beklenmelidir. Arsa içinde mevcut ağaç ve ağaç guruplarından Güneydoğu
köşesinde bulunan topluluk arazi bütünüyle köşede yer alan küçük tarlayı
ayırmaktadır. Doğu yönünde sınıra yakın olan büyük meşe ağacı önemli bir
referans oluşturmaktadır. Kuzeybatı yönünde arazinin alt kısmına doğru yay
şeklinde yayılan ağaç gurubu da bu bölgede doğru oluşan yağmur suyu akış
kanallarından beslenmektedir. Ayrıca, Güneybatı sınırında ve Güney sınırında da
su akış yolları ve sınır boyunca yayılan çalı ve ağaç gurupları da
görülmektedir. Arsa içinde yağmur suyu akışının güçlü izler bıraktığı Güneybatı
yönündeki doğal şevler önemli çevresel veriler olarak görülmelidir. Toprak
yapısının killi olması nedeniyle yüzey suyu emilimini destekleyecek peyzaj
önlemleri önem kazanmaktadır.
Yerleşim Metodolojisi;
Mevcut imar planına göre, ana yol bağlantısına en
yakın yol olan Güneydoğu yönündeki 15 metrelik araç yolu üzerinde yerleşimin
ana girişi oluşturuldu. Yukarıda belirtilen Güneydoğu ağaç gurubunun alt
köşesindeki bu giriş halen kullanılan patika yol üzerinde yer almaktadır.
Girişten doğrusal bir yol, Topluluk merkez alanı olarak seçilen bölgeye doğru
yönelmektedir. Bir yol sağ tarafa, yani güney doğu yönüne doğru bir yol da
Kuzey yönüne doğru ayrılmaktadır. Bu ana akslar, arazi topoğrafyasına uygun
olarak oluşturulan yapı adalarının çevresinde dallanmakta ve Kuzeybatı
yönündeki yola açılan ikinci kapıyı oluşturarak bu yöndeki yola bağlanmaktadır.
Yapı adalarının biçimlenmesinde, yapı parsellerine araç yollarından ulaşım ve
topoğrafya belirleyici olmaktadır. Bunun yanı sıra yerleşim içi araç hızının
kontrol edilmesi için yol süreklilikleri yer yer kırılmıştır. Arazide görülen
yağmur suyu dere yatakları planlamayı belirleyen bir diğer etkendir. Bu hatlar
yerleşim içinde yeşil alanlar olarak ele alınmış ve akış doğrultu yönünde
“yağmur bahçeleri” oluşturulmuştur. Bu alanlarda zemin yapısına müdahale
edilerek yağmur sularının yüzeyden akıp gitmesi engellenecek ve zemin suyu
rezervine katılması sağlanacaktır. Arsanın Güneydoğu köşesinde ağaç gurubuyla
sınırlanan alan spor sahaları bölgesi olarak tasarlanmış; bu bölgeye bir tenis
kortu bir adet yarım basketbol sahası yerleştirilmiştir. Batı yönünde, arazinin
en düşük noktasında artıma tasarlanacak ve belirtilen dere hattı sonunda bir
başka yeşil alan yağmur bahçesi çevresinde oluşturulacaktır. Kuzeybatı yönünde
görülen ağaç gurubu çevresinde yerleşim ortak tesislerinin yer aldığı bölge
bulunmaktadır. Bu bölgenin altında ortak alanın büyük bölümünü kaplayan yeşil
alanın bir kısmı yine yağmur bahçesi olarak planlanmıştır. Kuzeybatı sınırına
paralel oluşturulan yollar üzerinde “ikiz evler” den oluşan daha küçük kullanım
alanlarına sahip konutlar bulunmaktadır. Diğer konutlar konut büyüklükleriyle
orantılı olarak belirlenen parsellere dağıtılmıştır. Yerleşimin bütününde, araç
hızının düşük olacağı ön görülmüş ve yol genişlikleri 5 metre olarak
bırakılmıştır. Araç parklarının parsel sınırları içinde olacağı planlandığı
için bu genişlikler yeterli yol konforunu sağlamaktadır. Konutların
yönlenmesinde, yol ve giriş bağlantıları, güneşlenme yönü, manzara ve bakış
açıları ve arazi topoğrafyası göz önüne alınmıştır. Eğimin arttığı bölgelerde
belirleyici etken eğim yönü olmakla birlikte, iç hacimlerin yönlenmesi ve
parsel içi bahçe kullanımlarının optimize edilmesi gözetilmiştir.
Konut Birimleri ve Tipoloji;
Konut birimleri farklı büyüklük ve kullanım
taleplerine cevap vermek; arazi eğimleri ve yönlenmedeki farklılıklara uyum
göstermek üzere tutarlı ve ortak bir kurguyla yola çıkılarak tasarlanmıştır.
Kullanım alanları daha küçük olan birimler ikiz bloklar olarak ele alınmıştır.
Daha büyük kullanım alanı olan konutlar parsel içinde tek yapı olarak
tasarlanmıştır. Birimlerin ortak bir mimari dile sahip olduğu görülecektir.
Geniş saçaklar, zemin seviyesinde kullanılan kesme taş kaplamalar, kapı ve
pencereleri çevreleyen söveler, cephede hareket yaratan çıkmalar bölgenin
mimari kimliğine verilen açık referanslar olarak görülmelidir. Plan ve cephe
elemanlarının tekil olarak standartlaşması yapı üretim sürecinde maliyet ve
zaman açısından önemli görülmüştür. Bunun yanında, bu elemanların plan, kesit
ve cephe düzleminde farklı dizilimleri ve renk değişkenleri amaçlanan tekil
kimliklerin oluşmasını sağlayacaktır. Plan, kesit ve cephe tipolojilerinin bu
tür kullanımı her bir yapının içinde yer aldığı parsel ve çevre ile ilişkisini
daha sağlıklı kurmasını sağlayacaktır.
Konutlarda kesit tipolojileri:
Eğimin yeterli olduğu parsellerde, emsal alanında
hesaplanmayan ek kullanım alanları elde etmek için giriş ve bahçe kotları
arasında bir kat yüksekliğinde fark yaratılmış ve bahçe seviyesinde yatak
odalarının yanında kapalı otoparklar düzenlenmiştir. Kullanıcı taleplerine göre
bu alanlar farklı kullanımlara da dönüşebilir. Yine emsal alanı dışında tutulan
zemine gömülmüş arka kısımlarda da servis alanları oluşturulmuştur. Bu konutlar
“Ters Dubleks” olarak adlandırılmıştır. Eğimin daha az olduğu parseller için
farklı büyüklük ve kurguya sahip bir dizi konut tasarlanmıştır. Kısmi birinci
katlı dubleks konutlar, üst katların konumuna göre iki plan kurgusunda
toplanmaktadır. Diğer bir büyük konut türü de tek katlı konutlardır. Küçük
evlerde bir bölümü ters dubleks, bir bölümü de dubleks olmak üzere iki kesit
tipolojisi bulunmaktadır.
Konutlarda plan tipolojileri:
Küçük kullanım alanına sahip konutların giriş
katında giriş holü, wc, mutfak ve salon bulunmaktadır. Ters dubleks ya da
dubleks oluşuna göre, alt kat veya üst katla bağlantıyı sağlayan merdiven salon
içinde düzenlenmiştir. Yer aldığı parselin konumuna göre salonun biçimi
değişmektedir. Ters dubleks konutlarda, alt katta iki yatak odası, banyo ve
servis alanı bulunmaktadır. Kim plan tiplerinde, bahçe katında bir araçlık
kapalı otopark düzenlenmiştir. Bu alan, kullanıcı taleplerine göre farklı bir
kullanım için düzenlenebilir.
Dubleks ikiz konutlarda giriş yönü konutların
arka ya da ön bahçesinden olmak üzere iki tipte düzenlenmiştir. İkiz konutlarda
da üç yatak odalı ve iki yatak odalı tipler bulunmaktadır. Büyük konutlarda,
korunaklı bir giriş holü ve bu alana açılan vestiyer ve wc düzenlemesi standart
bir kurgu olarak ele alınmıştır. Bütün bu konutlarda salon tek katlı olarak
düzenlenmiştir. Mutfak, giriş holü ve salon bağlantısı yine bütün konutlarda
aynı biçimde korunmuştur. Yatak odalarının bulunduğu bölüm, her türde evin mahremiyet
bölgesi olarak düzenlenmiş; mümkün olan bütün konut tiplerinde yatak odaları
banyolu süit olarak tasarlanmıştır. Ebeveyn yatak odalarında bir dolap odası
bulunmaktadır. Cephe karakterinin oluşumunda etkili olan çıkmalar, balkonlar,
açıklıklar ve cephe kaplamaları yapıların yönlenme ve çevreyle ilişkilerine
göre biçimlendirilecektir. Bir parselde yerleşimi mümkün olan konut tipleriyle
ilgili bir tablo hazırlanıp, kullanıcı tercihlerine göre bu tablodan seçim
yapıldıktan sonra cephe elemanlarının dağıtımının yapılması, tasarım sürecine
kullanıcı katılımını sağlayacak bir yöntem olarak önerilmektedir.
Konut tipleri:
Açıklanan genel tipoloji içinde farklı büyüklük
ve kurguda temel tipler oluşturulmuştur. Her bir konut tipinin yerleşim ve
yönlenme gözetilerek simetrik planı da mevcuttur. Konut tipleri bölümünde plan
alternatifleri sıralanmıştır.
Yapı alanı, emsal alan ve eklentiler:
Bilindiği gibi, imar yönetmeliğinin ilgili
maddeleri uyarınca arsa üzerinde tanımlanan yapı alanı birkaç türde tanıma
sahiptir. Emsal alan, Emsal alanın %30’una kadar izni verilen yapı alanları,
Emsale dahil olmayan yapı ya da yapı alanları. Yönetmeliğin tanımları içinde
kalarak, özellikle %30’a dahil alanların kullanımının arttırılması, kullanım
alanlarının artışını sağlayacağı için önemlidir. Tasarım bütününde, özellikle
ters dubleks tiplerde bir dizi alanın bu tanıma dahil edilmesi konut kullanım
alanlarının toplamda artışını sağlayacaktır. Bu yolla talep edilen konut sayısı
ve büyüklüğü elde edilmeye çalışılmıştır. Konutların maliyet ve şerefiye
değerlendirmelerinin gerçek yapı alanı, parsel büyüklüğü ve konumu üzerinden
yapılması adil bir dağılım için önem kazanmaktadır. Uygun olan parsellerde
kullanıcı taleplerine göre kimi eklentilerin yapılacağı ön görülmüştür. Bunlar:
kapalı otopark eklentisi, yüzme havuzu ve ek teras yapımı olarak sıralanabilir.
Ortak Alanlar, Donatılar:
Spor alanı:
Yerleşim bölümünde belirtilen kuzeydoğu köşesinde
açık spor alanları düzenlenmiştir. Bu bölümde sınırlı sayıda otopark
bulunmaktadır. Spor alanları dışında başka bir düzenleme yapılmamıştır.
Sosyal merkez:
Yerleşmenin Güneybatı bölgesinin alt kısmında
yağmur bahçesi olarak düzenlenen ağaçlık bölgede tasarlanan merkezde yönetim,
kapalı spor alanları, spa, sağlık birimi, açık yüzme havuzu, kafeterya ve buna
bağlı servisler bulunmaktadır. Site sakinlerinin farklı guruplar oluşturup
toplanacağı odak noktaları da bu bölümde oluşturulmuştur. Yapılaşmanın genel
karakterinden farklılaşan merkez, moloz taş doku ve kiremit çatıların hâkim
olduğu kadim bir yapı kültürüne referans verir. Doğal peyzajın hâkim olduğu
yağmur bahçesi ve ağaçlık alanın gerisinde eğimli arazi yapısının olanaklarını
kullanarak farklı buluşma alanları oluşturulmaktadır. Bu alanda teknik
donatıların bir kısmı da yer alacaktır.
Yeşil alanlar, yağmur bahçeleri:
Arazide oluşan yağmur suyu akış yataklarından
sosyal merkezin tasarlandığı bölgeye uzanan hattın sonunda sosyal merkezle
birlikte ele alınan bir yağmur bahçesi bulunmaktadır. Arazinin Batı- Kuzeybatı
yönünde yer alan diğer hattın tümü yeşil alan ve yağmur bahçesi olarak
düzenlenecektir. Bu bölgenin sınırında, arazinin en düşük kotunda arıtma
sistemi tasarlanacaktır.
Yapım Yöntemi, Malzeme ve Sistem Seçimleri:
Yapım Yöntemi:
Konut birimlerinin taşıyıcı sisteminin betonarme
karkas ve radye plak temel olacağı ön görülmüştür. Zemin etütleri ve statik
proje çalışmaları sürecinde taşıyıcı sistemin ayrıntıları belirlenecektir. Dış
dolgu duvarlarda izotuğla türü duvar dolguları ek ısı yalıtım imkanları
sağlayacaktır. Yapı içi bölme duvarlarının kuru duvar tekniğiyle yapılması,
tesisat geçişlerini rahatlatacak, yapım süresini azaltacak; hassasiyeti
arttıracaktır.
Malzeme ve detaylar:
Dış cephelerde bölgenin iklim verilerine uygun
ısı yalıtımı malzemesi ve kalınlıkları seçimi yapılacak olmakla birlikte;
önerimiz taş yünü yalıtım üzeri basınç ve darbe dayanımı yüksek olan kaplama
organik sıva ve bitişlerin seçilmesidir. Dış cephe mantolaması yoluyla ısı
yalıtımı yapılan binalarda temel sorun uzun süre kapalı kaldıklarında kısmi
yoğuşmaları oluşumudur. Bu nedenle, kapı ve pencere dışında havalandırmanın da
tasarlanması gerekir. Genellikle zemin kat seviyesinde yer alan derzli taş
kaplamaların mekanik sistemle uygulanması iyi sonuç vermektedir. Maliyet
etkenleri nedeniyle bu tür bir etkinin sıva derzleri ve dokulu bitişlerle de
elde edilmesi mümkün olabilir. Dış cephenin önemli bir bileşeni olan çatı
kaplamalarının metal profil çatkı üzerine kenetli metal çatı olarak yapılması
önerilmiştir. Bu tür bir çatı dış etkenlere dayanımı, birleşme detaylarının
temiz ve iyi çözülmesi, bakım sürelerinin uzunluğu nedeniyle seçilmiştir.
Ayrıca, çatı yağmur sularının toplanması da çatının uyumlu bir parçası olarak
uygulanmaktadır. Dış açıklıkların doğramaları için alüminyum sistemleri
önerilmektedir. Farklı detaylara sahip sistemlerin seçimi için fiyat-
performans kriterlerini düzenleyerek, yapım sürecinde ayrıntılı bir çalışma
yapılması gerekir. Açıklıkların diğer bileşenleri olan panjur- kepenk
sistemleri ve sineklik türü doğrama bileşenlerinin alt yapıları (kutu, ray vb.)
hazırlanarak ek imalat olarak önerilmesi doğru olacaktır. Yapının dış
alanlarında ve iç hacimlerinde doğal taş ya da seramik seçeneklerinin
oluşturularak kullanıcılar için sınırlı alternatifler oluşturulması
düşünülebilir. İnce yapı bileşenlerinin tamamı için bu “bitiş paketleri”
önerilebilir. Özellikle büyük konutlarda, kullanıcıların iç mekân bitiş ve
malzeme için ayrı bir çalışma yaptırmak isteyeceğini yapım sürecinde göz önünde
bulundurmak faydalı olacaktır. Şantiye iş akışını en az etkileyecek biçimde bu
konuda tedbir almak gerekecektir.
Kullanım sürecinin tasarlanması:
Yine konut teslimleri sonrası, kullanıcıların dış
görünümü etkileyecek eklenti ve tadilat taleplerinin yoğunlaştığı benzer
örneklerde görülmektedir. Bu konuların ve muhtemel taleplerin sınırlarının
belirlenmesi ve alternatif önerilerin mutlaka tasarım gurubu tarafından
değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. Tasarım sürecinin bir bölümü olarak
yerleşme için kullanım senaryolarının oluşturulması ve farklı konular için
(peyzaj, eklentiler, servisler, ortak alan ve donatı kullanımları vb.)
“kullanım kılavuzları” oluşturulmalıdır. Örneğin, çöp toplama, kargo dağıtımı,
güvenlik, peyzaj bakım ve değişiklik yapılması, yapının dış görünümünde yapılmak
istenecek değişiklikler ve eklentiler, tadilatların programlanması ve
denetlenmesi gibi konuları kapsayan kılavuzlar gündelik hayatın kalitesini
arttıracaktır. Ortak alanların bir yandan yerleşmenin hayat kalitesini
arttırırken diğer yandan yatırım ve işletme maliyetlerini arttırdığı benzer
örneklerde görülmektedir. Bu nedenle kullanıcıların katılımıyla bu bölümlerde
yer alacak işlevlerin saptanması kullanım sürecinde yaşanacak sorunları
azaltacaktır. Ortak alanların bakımı ve işletilmesi konusunda oluşturulacak
senaryoların tasarım sürecinde önemli veriler sağladığını belirtmek gerekir.
Teknik Altyapı, Elektrik ve Mekanik Sistemler,
Temiz ve Kirli su:
Temiz su kaynağı olarak artezyen kuyularının
kullanılacağı ön görülmüştür. Suyun analizlerine göre, kullanım suyu elde
edilmesi için mekanik gurupla birlikte arıtma ve dağıtım sistemi
tasarlanacaktır. Yedek kullanım suyu depolama, yangın suyu depolama ve
yönetmelik gereği yağmur suyu toplama için su depoları oluşturulması gerekir.
Depolamaların bir kısmının spor alanları bölümünde, bir kısmını da sosyal
merkez terasları altında yapılabileceği düşünülmektedir. Kirli suların, çıkış
kaynağında gri ve siyah su olarak ayrıştırılması; arıtılması ve peyzaj sulaması
için kullanılması gereklidir. Arıtma sistem seçimi ve konum önerisinin mekanik
proje gurubuyla birlikte değerlendirilmesi gerekecektir. Elektrik temininde
talep gücünün belirlenmesi konutların ısıtma sisteminin seçimi sonrası
hesaplanacaktır. Önerimiz, hava kaynaklı ısı pompası kullanılması uygun
bölgelerde “on- grid” güneş panelleriyle enerji maliyetlerinin düşürülmesidir.
Sürdürülebilirlik ve Peyzaj Çalışmaları:
Ortak alanlarda arazinin mevcut verilerini
izleyerek, yerleşimin planlandığını daha önce belirtmiştik. Yağmur suyu
akışlarını, mevcut topoğrafyaya kısmi müdahalelerle, kontrol edip arazinin
katmanlarında emilmesini sağlayarak zemin suyu seviyesini korumak için “yağmur
bahçeleri” oluşturmayı öneriyoruz. Bunun yanında parsel içi peyzaj çalışmasında
da benzer yöntemler kullanarak yağmur sularının toprak tarafından emilmesini
sağlamak gerekiyor. Gerek ortak alanlarda gerekse konut bahçelerinde peyzaj
düzenlemelerinde mevcut büyük ağaçların korunması, yeni bitkisel seçimlerde
endemik bitkilerin yoğun olarak kullanılması gerekir. Yapıların yağmur
sularının toplanması, zemin üstünde akışına izin verilmeden alt tabakalara
ulaşmasının sağlanması; bir bölümünün peyzaj suyu olarak depolanması
planlanacaktır. Yaz mevsiminde su talebi yüksek olan çim türü örtülerin sınırlı
kullanımı, su ihtiyacı az olan yer örtücülerin kullanılması önerilmektedir.
Kullanıcıların tasarlanan peyzajı sürdürebilmeleri ve özelleştirebilmeleri için
peyzaj projesi yanında bir bahçe kılavuzu, tasarımın bir parçası olarak
hazırlanacaktır.
Projemizin Müellifleri;
Altyapı /PROSES Mühendislik Arıtma Sistemleri İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti
Statik / Özden Murat PEHLİVANLIOĞLU
Elektrik / Fatih Nursultan BULUTAY
Mekanik / İrfan İnanç YILDIZ
Jeofizik / Hüseyin ÖZHAN
Harita / Atalay DEMİR