PROJENİN MİMARİ TASARIM YAKLAŞIMI

Proje Hakkında
  • Kategori Konut Tipolojileri Tasarım ve Mimari Yaklaşımı
  • Lokasyon GEBZE DENİZLİ MAHALLESİ
  • Yıl 2026
  • S.S MAKİNE İMALATÇILARI KONUT YAPI KOOPERATİFİ
Paylaş
İletişim 0262 722 90 22

PROJENİN MİMARİ TASARIM YAKLAŞIMI

PROJENİN MİMARİ TASARIM YAKLAŞIMI

Genel Yaklaşım;

Kentsel dokunun dışında, bir gelişme bölgesinde konut gurubu tasarlamak, inşa etmek ve bir yaşam alanı oluşturmak bir dizi zorluğu da beraberinde getirir. Oluşmuş bir kentsel çevrenin içinde mevcut bulunan yaşantıyı sıfır noktasından başlayarak kurmak gerekir. Çevreyi, araziyi, iklimi, toprağı, suyu tanımak; yerleşmenin kimliğini oluşturmak, tasarımın çözümlerinin çok boyutlu bir hal almasını zorunlu kılar. Diğer yandan, oluşmuş çevrenin, çoğu zaman, kimliğini kaybetmiş yapısı ve sorunlarından biraz uzaklaşıp bir topluluk oluşumu için sağlıklı bir çevre hazırlamak; bütünü oluşturan birimlerin ve bir araya geliş biçimlerinin üzerinde düşünme imkânı bu tür bir girişimin olumlu yönleri olarak ele alınmalı. Toplu konut yapımında, modernleşmenin üretim yöntemi olarak devreye giren tek tip konut ve seri üretimin olumsuz sonuçları uzun süredir görünür halde olmasına rağmen; günümüzde, tasarım ve üretim sürecinin rahatlığı gözetilerek, bu tür bir yapılı çevre üretimi hala devam etmekte. Bu olumsuzlukları aşmak için yaşama çevrelerinin konfor olanaklarını ve standartlarını yükseltirken üretim maliyetlerini de dengeleyecek bir çözüm sunmak vazgeçilmez kriterlerdir. Bunların yanında, oluşturulan fiziki çevrenin içinde yaşayanların farklı taleplerine cevap vermesi, zengin bir gündelik hayatın oluşmasına imkân sağlayan bir yer oluşturması da gerekli. Geleneksel yapı üretim biçimi, aynı dili konuşan tekil yapıların her birinin kendi kimliğine sahip olabilmelerinin ip uçlarını barındırıyor. Geleneksel bir yerleşme dokusuna baktığımızda, aynı yapısal elemanların, sınırlı sayıda yapı malzemesi ve tekniğinin, sınırlı sayıda plan ve kesit kurgusunun oluşturduğu dokunun uyumlu ve kimlikli bir yerleşim oluşturduğunu görmek mümkün. İnşa etme geleneğinin bilgisi uzun sürelere yayılmış gözlemler ve deneyimlerin sonucu elde edilmiştir. Kısıtlı malzeme ve yapım yöntemlerinin etkili kullanımı, iklim ve yerin imkân ve sınırları, gündelik hayatın, mahremiyetin, birlikteliğin taleplerinin buluşması bu büyük geleneği kurmuştur. Bugün elimizdeki olanakları, hayatın içinde çeşitlenen talepleri tasarım yoluyla bir araya getirirken geleneğin yöntemlerini sistemli bir biçimde bir tasarım yöntemi olarak kullanmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Farklı taleplere, arazi koşullarına ve yerleşim biçimlerine göre çeşitlenecek bir tipolojik bütünlük kurmak, plan ve cephe düzleminde bu çeşitlenme ve zenginleşmeyi sağlamak günümüzde sağlıklı bir toplu konut tasarımı için artık bir gerekliliktir. Üstelik tasarımın sadece biçimsel kararları değil, yapım ve kullanım süreçlerini de kapsaması gerekiyor. Tasarım emeğinden başlayarak, yapım süreçlerinin iyi planlanması ve yapım sonrası yaşantının da iyi kurgulanmasıyla sağlıklı ve kimlikli bir çevre oluşturulacağına inanıyoruz.

Çevre;

Coğrafi konum olarak bölge Marmara ve Karadeniz geçiş kuşağında yer almaktadır. Özellikle kış mevsiminde oluşan yağışların izleri arazi üzerinde izlenmektedir. Kuzey batı yönüne doğru alçalan arazi yapısı, parsel sınırları içinde yaklaşık 370 metre mesafede 296 metreden başlayıp, 258 metrede sonlanmaktadır. Eğim yönünde geniş bir bakış açısı oluşmaktadır. Arazinin çevresi genellikle yoğun bir ağaç dokusuyla çevrilidir. Kuzeybatı yönünden gelecek rüzgarların özellikle kış mevsiminde etkili olması beklenmelidir. Arsa içinde mevcut ağaç ve ağaç guruplarından Güneydoğu köşesinde bulunan topluluk arazi bütünüyle köşede yer alan küçük tarlayı ayırmaktadır. Doğu yönünde sınıra yakın olan büyük meşe ağacı önemli bir referans oluşturmaktadır. Kuzeybatı yönünde arazinin alt kısmına doğru yay şeklinde yayılan ağaç gurubu da bu bölgede doğru oluşan yağmur suyu akış kanallarından beslenmektedir. Ayrıca, Güneybatı sınırında ve Güney sınırında da su akış yolları ve sınır boyunca yayılan çalı ve ağaç gurupları da görülmektedir. Arsa içinde yağmur suyu akışının güçlü izler bıraktığı Güneybatı yönündeki doğal şevler önemli çevresel veriler olarak görülmelidir. Toprak yapısının killi olması nedeniyle yüzey suyu emilimini destekleyecek peyzaj önlemleri önem kazanmaktadır.

Yerleşim Metodolojisi;

Mevcut imar planına göre, ana yol bağlantısına en yakın yol olan Güneydoğu yönündeki 15 metrelik araç yolu üzerinde yerleşimin ana girişi oluşturuldu. Yukarıda belirtilen Güneydoğu ağaç gurubunun alt köşesindeki bu giriş halen kullanılan patika yol üzerinde yer almaktadır. Girişten doğrusal bir yol, Topluluk merkez alanı olarak seçilen bölgeye doğru yönelmektedir. Bir yol sağ tarafa, yani güney doğu yönüne doğru bir yol da Kuzey yönüne doğru ayrılmaktadır. Bu ana akslar, arazi topoğrafyasına uygun olarak oluşturulan yapı adalarının çevresinde dallanmakta ve Kuzeybatı yönündeki yola açılan ikinci kapıyı oluşturarak bu yöndeki yola bağlanmaktadır. Yapı adalarının biçimlenmesinde, yapı parsellerine araç yollarından ulaşım ve topoğrafya belirleyici olmaktadır. Bunun yanı sıra yerleşim içi araç hızının kontrol edilmesi için yol süreklilikleri yer yer kırılmıştır. Arazide görülen yağmur suyu dere yatakları planlamayı belirleyen bir diğer etkendir. Bu hatlar yerleşim içinde yeşil alanlar olarak ele alınmış ve akış doğrultu yönünde “yağmur bahçeleri” oluşturulmuştur. Bu alanlarda zemin yapısına müdahale edilerek yağmur sularının yüzeyden akıp gitmesi engellenecek ve zemin suyu rezervine katılması sağlanacaktır. Arsanın Güneydoğu köşesinde ağaç gurubuyla sınırlanan alan spor sahaları bölgesi olarak tasarlanmış; bu bölgeye bir tenis kortu bir adet yarım basketbol sahası yerleştirilmiştir. Batı yönünde, arazinin en düşük noktasında artıma tasarlanacak ve belirtilen dere hattı sonunda bir başka yeşil alan yağmur bahçesi çevresinde oluşturulacaktır. Kuzeybatı yönünde görülen ağaç gurubu çevresinde yerleşim ortak tesislerinin yer aldığı bölge bulunmaktadır. Bu bölgenin altında ortak alanın büyük bölümünü kaplayan yeşil alanın bir kısmı yine yağmur bahçesi olarak planlanmıştır. Kuzeybatı sınırına paralel oluşturulan yollar üzerinde “ikiz evler” den oluşan daha küçük kullanım alanlarına sahip konutlar bulunmaktadır. Diğer konutlar konut büyüklükleriyle orantılı olarak belirlenen parsellere dağıtılmıştır. Yerleşimin bütününde, araç hızının düşük olacağı ön görülmüş ve yol genişlikleri 5 metre olarak bırakılmıştır. Araç parklarının parsel sınırları içinde olacağı planlandığı için bu genişlikler yeterli yol konforunu sağlamaktadır. Konutların yönlenmesinde, yol ve giriş bağlantıları, güneşlenme yönü, manzara ve bakış açıları ve arazi topoğrafyası göz önüne alınmıştır. Eğimin arttığı bölgelerde belirleyici etken eğim yönü olmakla birlikte, iç hacimlerin yönlenmesi ve parsel içi bahçe kullanımlarının optimize edilmesi gözetilmiştir.

Konut Birimleri ve Tipoloji;

Konut birimleri farklı büyüklük ve kullanım taleplerine cevap vermek; arazi eğimleri ve yönlenmedeki farklılıklara uyum göstermek üzere tutarlı ve ortak bir kurguyla yola çıkılarak tasarlanmıştır. Kullanım alanları daha küçük olan birimler ikiz bloklar olarak ele alınmıştır. Daha büyük kullanım alanı olan konutlar parsel içinde tek yapı olarak tasarlanmıştır. Birimlerin ortak bir mimari dile sahip olduğu görülecektir. Geniş saçaklar, zemin seviyesinde kullanılan kesme taş kaplamalar, kapı ve pencereleri çevreleyen söveler, cephede hareket yaratan çıkmalar bölgenin mimari kimliğine verilen açık referanslar olarak görülmelidir. Plan ve cephe elemanlarının tekil olarak standartlaşması yapı üretim sürecinde maliyet ve zaman açısından önemli görülmüştür. Bunun yanında, bu elemanların plan, kesit ve cephe düzleminde farklı dizilimleri ve renk değişkenleri amaçlanan tekil kimliklerin oluşmasını sağlayacaktır. Plan, kesit ve cephe tipolojilerinin bu tür kullanımı her bir yapının içinde yer aldığı parsel ve çevre ile ilişkisini daha sağlıklı kurmasını sağlayacaktır.

Konutlarda kesit tipolojileri:

Eğimin yeterli olduğu parsellerde, emsal alanında hesaplanmayan ek kullanım alanları elde etmek için giriş ve bahçe kotları arasında bir kat yüksekliğinde fark yaratılmış ve bahçe seviyesinde yatak odalarının yanında kapalı otoparklar düzenlenmiştir. Kullanıcı taleplerine göre bu alanlar farklı kullanımlara da dönüşebilir. Yine emsal alanı dışında tutulan zemine gömülmüş arka kısımlarda da servis alanları oluşturulmuştur. Bu konutlar “Ters Dubleks” olarak adlandırılmıştır. Eğimin daha az olduğu parseller için farklı büyüklük ve kurguya sahip bir dizi konut tasarlanmıştır. Kısmi birinci katlı dubleks konutlar, üst katların konumuna göre iki plan kurgusunda toplanmaktadır. Diğer bir büyük konut türü de tek katlı konutlardır. Küçük evlerde bir bölümü ters dubleks, bir bölümü de dubleks olmak üzere iki kesit tipolojisi bulunmaktadır.

Konutlarda plan tipolojileri:

Küçük kullanım alanına sahip konutların giriş katında giriş holü, wc, mutfak ve salon bulunmaktadır. Ters dubleks ya da dubleks oluşuna göre, alt kat veya üst katla bağlantıyı sağlayan merdiven salon içinde düzenlenmiştir. Yer aldığı parselin konumuna göre salonun biçimi değişmektedir. Ters dubleks konutlarda, alt katta iki yatak odası, banyo ve servis alanı bulunmaktadır. Kim plan tiplerinde, bahçe katında bir araçlık kapalı otopark düzenlenmiştir. Bu alan, kullanıcı taleplerine göre farklı bir kullanım için düzenlenebilir.

Dubleks ikiz konutlarda giriş yönü konutların arka ya da ön bahçesinden olmak üzere iki tipte düzenlenmiştir. İkiz konutlarda da üç yatak odalı ve iki yatak odalı tipler bulunmaktadır. Büyük konutlarda, korunaklı bir giriş holü ve bu alana açılan vestiyer ve wc düzenlemesi standart bir kurgu olarak ele alınmıştır. Bütün bu konutlarda salon tek katlı olarak düzenlenmiştir. Mutfak, giriş holü ve salon bağlantısı yine bütün konutlarda aynı biçimde korunmuştur. Yatak odalarının bulunduğu bölüm, her türde evin mahremiyet bölgesi olarak düzenlenmiş; mümkün olan bütün konut tiplerinde yatak odaları banyolu süit olarak tasarlanmıştır. Ebeveyn yatak odalarında bir dolap odası bulunmaktadır. Cephe karakterinin oluşumunda etkili olan çıkmalar, balkonlar, açıklıklar ve cephe kaplamaları yapıların yönlenme ve çevreyle ilişkilerine göre biçimlendirilecektir. Bir parselde yerleşimi mümkün olan konut tipleriyle ilgili bir tablo hazırlanıp, kullanıcı tercihlerine göre bu tablodan seçim yapıldıktan sonra cephe elemanlarının dağıtımının yapılması, tasarım sürecine kullanıcı katılımını sağlayacak bir yöntem olarak önerilmektedir.

Konut tipleri:

Açıklanan genel tipoloji içinde farklı büyüklük ve kurguda temel tipler oluşturulmuştur. Her bir konut tipinin yerleşim ve yönlenme gözetilerek simetrik planı da mevcuttur. Konut tipleri bölümünde plan alternatifleri sıralanmıştır.

Yapı alanı, emsal alan ve eklentiler:

Bilindiği gibi, imar yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca arsa üzerinde tanımlanan yapı alanı birkaç türde tanıma sahiptir. Emsal alan, Emsal alanın %30’una kadar izni verilen yapı alanları, Emsale dahil olmayan yapı ya da yapı alanları. Yönetmeliğin tanımları içinde kalarak, özellikle %30’a dahil alanların kullanımının arttırılması, kullanım alanlarının artışını sağlayacağı için önemlidir. Tasarım bütününde, özellikle ters dubleks tiplerde bir dizi alanın bu tanıma dahil edilmesi konut kullanım alanlarının toplamda artışını sağlayacaktır. Bu yolla talep edilen konut sayısı ve büyüklüğü elde edilmeye çalışılmıştır. Konutların maliyet ve şerefiye değerlendirmelerinin gerçek yapı alanı, parsel büyüklüğü ve konumu üzerinden yapılması adil bir dağılım için önem kazanmaktadır. Uygun olan parsellerde kullanıcı taleplerine göre kimi eklentilerin yapılacağı ön görülmüştür. Bunlar: kapalı otopark eklentisi, yüzme havuzu ve ek teras yapımı olarak sıralanabilir.

Ortak Alanlar, Donatılar:


Spor alanı:

Yerleşim bölümünde belirtilen kuzeydoğu köşesinde açık spor alanları düzenlenmiştir. Bu bölümde sınırlı sayıda otopark bulunmaktadır. Spor alanları dışında başka bir düzenleme yapılmamıştır.

Sosyal merkez:

Yerleşmenin Güneybatı bölgesinin alt kısmında yağmur bahçesi olarak düzenlenen ağaçlık bölgede tasarlanan merkezde yönetim, kapalı spor alanları, spa, sağlık birimi, açık yüzme havuzu, kafeterya ve buna bağlı servisler bulunmaktadır. Site sakinlerinin farklı guruplar oluşturup toplanacağı odak noktaları da bu bölümde oluşturulmuştur. Yapılaşmanın genel karakterinden farklılaşan merkez, moloz taş doku ve kiremit çatıların hâkim olduğu kadim bir yapı kültürüne referans verir. Doğal peyzajın hâkim olduğu yağmur bahçesi ve ağaçlık alanın gerisinde eğimli arazi yapısının olanaklarını kullanarak farklı buluşma alanları oluşturulmaktadır. Bu alanda teknik donatıların bir kısmı da yer alacaktır.

Yeşil alanlar, yağmur bahçeleri:

Arazide oluşan yağmur suyu akış yataklarından sosyal merkezin tasarlandığı bölgeye uzanan hattın sonunda sosyal merkezle birlikte ele alınan bir yağmur bahçesi bulunmaktadır. Arazinin Batı- Kuzeybatı yönünde yer alan diğer hattın tümü yeşil alan ve yağmur bahçesi olarak düzenlenecektir. Bu bölgenin sınırında, arazinin en düşük kotunda arıtma sistemi tasarlanacaktır.

Yapım Yöntemi, Malzeme ve Sistem Seçimleri:

Yapım Yöntemi:

Konut birimlerinin taşıyıcı sisteminin betonarme karkas ve radye plak temel olacağı ön görülmüştür. Zemin etütleri ve statik proje çalışmaları sürecinde taşıyıcı sistemin ayrıntıları belirlenecektir. Dış dolgu duvarlarda izotuğla türü duvar dolguları ek ısı yalıtım imkanları sağlayacaktır. Yapı içi bölme duvarlarının kuru duvar tekniğiyle yapılması, tesisat geçişlerini rahatlatacak, yapım süresini azaltacak; hassasiyeti arttıracaktır.

Malzeme ve detaylar:

Dış cephelerde bölgenin iklim verilerine uygun ısı yalıtımı malzemesi ve kalınlıkları seçimi yapılacak olmakla birlikte; önerimiz taş yünü yalıtım üzeri basınç ve darbe dayanımı yüksek olan kaplama organik sıva ve bitişlerin seçilmesidir. Dış cephe mantolaması yoluyla ısı yalıtımı yapılan binalarda temel sorun uzun süre kapalı kaldıklarında kısmi yoğuşmaları oluşumudur. Bu nedenle, kapı ve pencere dışında havalandırmanın da tasarlanması gerekir. Genellikle zemin kat seviyesinde yer alan derzli taş kaplamaların mekanik sistemle uygulanması iyi sonuç vermektedir. Maliyet etkenleri nedeniyle bu tür bir etkinin sıva derzleri ve dokulu bitişlerle de elde edilmesi mümkün olabilir. Dış cephenin önemli bir bileşeni olan çatı kaplamalarının metal profil çatkı üzerine kenetli metal çatı olarak yapılması önerilmiştir. Bu tür bir çatı dış etkenlere dayanımı, birleşme detaylarının temiz ve iyi çözülmesi, bakım sürelerinin uzunluğu nedeniyle seçilmiştir. Ayrıca, çatı yağmur sularının toplanması da çatının uyumlu bir parçası olarak uygulanmaktadır. Dış açıklıkların doğramaları için alüminyum sistemleri önerilmektedir. Farklı detaylara sahip sistemlerin seçimi için fiyat- performans kriterlerini düzenleyerek, yapım sürecinde ayrıntılı bir çalışma yapılması gerekir. Açıklıkların diğer bileşenleri olan panjur- kepenk sistemleri ve sineklik türü doğrama bileşenlerinin alt yapıları (kutu, ray vb.) hazırlanarak ek imalat olarak önerilmesi doğru olacaktır. Yapının dış alanlarında ve iç hacimlerinde doğal taş ya da seramik seçeneklerinin oluşturularak kullanıcılar için sınırlı alternatifler oluşturulması düşünülebilir. İnce yapı bileşenlerinin tamamı için bu “bitiş paketleri” önerilebilir. Özellikle büyük konutlarda, kullanıcıların iç mekân bitiş ve malzeme için ayrı bir çalışma yaptırmak isteyeceğini yapım sürecinde göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır. Şantiye iş akışını en az etkileyecek biçimde bu konuda tedbir almak gerekecektir.

Kullanım sürecinin tasarlanması:

Yine konut teslimleri sonrası, kullanıcıların dış görünümü etkileyecek eklenti ve tadilat taleplerinin yoğunlaştığı benzer örneklerde görülmektedir. Bu konuların ve muhtemel taleplerin sınırlarının belirlenmesi ve alternatif önerilerin mutlaka tasarım gurubu tarafından değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. Tasarım sürecinin bir bölümü olarak yerleşme için kullanım senaryolarının oluşturulması ve farklı konular için (peyzaj, eklentiler, servisler, ortak alan ve donatı kullanımları vb.) “kullanım kılavuzları” oluşturulmalıdır. Örneğin, çöp toplama, kargo dağıtımı, güvenlik, peyzaj bakım ve değişiklik yapılması, yapının dış görünümünde yapılmak istenecek değişiklikler ve eklentiler, tadilatların programlanması ve denetlenmesi gibi konuları kapsayan kılavuzlar gündelik hayatın kalitesini arttıracaktır. Ortak alanların bir yandan yerleşmenin hayat kalitesini arttırırken diğer yandan yatırım ve işletme maliyetlerini arttırdığı benzer örneklerde görülmektedir. Bu nedenle kullanıcıların katılımıyla bu bölümlerde yer alacak işlevlerin saptanması kullanım sürecinde yaşanacak sorunları azaltacaktır. Ortak alanların bakımı ve işletilmesi konusunda oluşturulacak senaryoların tasarım sürecinde önemli veriler sağladığını belirtmek gerekir.

Teknik Altyapı, Elektrik ve Mekanik Sistemler,
Temiz ve Kirli su:

Temiz su kaynağı olarak artezyen kuyularının kullanılacağı ön görülmüştür. Suyun analizlerine göre, kullanım suyu elde edilmesi için mekanik gurupla birlikte arıtma ve dağıtım sistemi tasarlanacaktır. Yedek kullanım suyu depolama, yangın suyu depolama ve yönetmelik gereği yağmur suyu toplama için su depoları oluşturulması gerekir. Depolamaların bir kısmının spor alanları bölümünde, bir kısmını da sosyal merkez terasları altında yapılabileceği düşünülmektedir. Kirli suların, çıkış kaynağında gri ve siyah su olarak ayrıştırılması; arıtılması ve peyzaj sulaması için kullanılması gereklidir. Arıtma sistem seçimi ve konum önerisinin mekanik proje gurubuyla birlikte değerlendirilmesi gerekecektir. Elektrik temininde talep gücünün belirlenmesi konutların ısıtma sisteminin seçimi sonrası hesaplanacaktır. Önerimiz, hava kaynaklı ısı pompası kullanılması uygun bölgelerde “on- grid” güneş panelleriyle enerji maliyetlerinin düşürülmesidir.

Sürdürülebilirlik ve Peyzaj Çalışmaları:

Ortak alanlarda arazinin mevcut verilerini izleyerek, yerleşimin planlandığını daha önce belirtmiştik. Yağmur suyu akışlarını, mevcut topoğrafyaya kısmi müdahalelerle, kontrol edip arazinin katmanlarında emilmesini sağlayarak zemin suyu seviyesini korumak için “yağmur bahçeleri” oluşturmayı öneriyoruz. Bunun yanında parsel içi peyzaj çalışmasında da benzer yöntemler kullanarak yağmur sularının toprak tarafından emilmesini sağlamak gerekiyor. Gerek ortak alanlarda gerekse konut bahçelerinde peyzaj düzenlemelerinde mevcut büyük ağaçların korunması, yeni bitkisel seçimlerde endemik bitkilerin yoğun olarak kullanılması gerekir. Yapıların yağmur sularının toplanması, zemin üstünde akışına izin verilmeden alt tabakalara ulaşmasının sağlanması; bir bölümünün peyzaj suyu olarak depolanması planlanacaktır. Yaz mevsiminde su talebi yüksek olan çim türü örtülerin sınırlı kullanımı, su ihtiyacı az olan yer örtücülerin kullanılması önerilmektedir. Kullanıcıların tasarlanan peyzajı sürdürebilmeleri ve özelleştirebilmeleri için peyzaj projesi yanında bir bahçe kılavuzu, tasarımın bir parçası olarak hazırlanacaktır.


Projemizin Müellifleri;

Mimari / Büro Ayyapı Tasarım ve Danışmanlık San. Tic. A.Ş. 
Altyapı /
PROSES Mühendislik Arıtma Sistemleri İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti 
Statik / Özden Murat PEHLİVANLIOĞLU
Elektrik / Fatih Nursultan BULUTAY
Mekanik / İrfan İnanç YILDIZ
Jeofizik / Hüseyin ÖZHAN
Harita / Atalay DEMİR


Kaydır